Haber Siteleri

kazan
edeka

Moskova Büyükelçisi Akıncı'nın gözünden Türkiye-Rusya ilişkileri

Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı, daha önce Türkiye ile Rusya'nın dost değil, iki iyi komşu ülke olduğunu, ancak özellikle 2003 yılından itibaren dostluk safhasına geçildiğini söyledi.

23 Temmuz 2010 Cuma 21:43
http://www.ikincivatan.eu
Görev süresi 4 Ağustosta sona erecek olan Büyükelçi Akıncı, Moskova'daki Türk basın kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı veda toplantısında, iki ülke ilişkilerinin gelişimi ve görev yaptığı iki yıl boyunca karşılaştığı en büyük sorunları anlattı.
   
Akıncı. bir gazetecinin sorusu üzerine, Türkiye-Rusya ilişkilerinin daha da ileri götürülmesi için bir mutabakat bulunduğunu belirterek, "Rusya ile iyi komşuyduk, ama dost değildik. Şimdi dostluk safhasına geldik. Bu üzerimizden yük kaldırdı. Hem bizim hem de Rusya'nın... Birbirine güvenen iki devlet çıktı ortaya. Bu güven hiçbir zaman için yoktu" diye konuştu.

Rusya'da, Türkiye'nin NATO üyesi olduğu ve dolayısıyla "ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir ülke" imajı bulunduğunu, Türkiye'nin de yıllarca savaştığı Rusya'ya "Ne zaman ne yapacağı belli olmaz" endişesiyle güvenmediğini kaydeden Akıncı, "Ama 1990 yılında Ruslarla ilişkilerimiz, önce dostluk ve işbirliği anlaşmasının imzalanmasıyla farklılaştı. Daha sonra onu adapte ettik. İlişkilerin temeli hakkındaki anlaşma... Bunları imzaladık. Çok güzel anlaşmalar... Ama uygulamaya bir türlü tam olarak geçemiyorduk" dedi.

Büyükelçi Akıncı, ilişkilerin özellikle 2003 yılından sonra dostluk aşamasına geçtiğini belirterek şöyle devam etti:
"Şunu söylemek lazım: Üst düzey temasların büyük etkisi oldu. Yani Rusya'da her şey dikey. Bizde de bir sürü şey dikeydir, ama öte yandan bir sürü bakanlık, yazışmalar yoluyla bir sürü şeyi halleder. Ama burada her şey tepeye kadar gidiyor. Bizim Başbakan'ın (Recep Tayyip Erdoğan) (Rusya Başbakanı Vladimir) Putin ile, daha sonra Cumhurbaşkanı'nın da (Abdullah Gül) (Rusya Devlet Başkanı Dimitriy) Medvedev ile ilişkileri bir sürü sorunu halleden büyük etkendir."

-"RUSYA VE TÜRKLER KAPIDA BİRBİRİNİ İTTİRİR"-

Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin bu kadar kısa süre içinde hızlı gelişimini yorumlayan Akıncı, iki ülke halkının "zaafları ve vasıflarının" birbirine çok benzediğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bütün zaaflarımız ve vasıflarımız Ruslarınkine çok benziyor. Kapıdan içeri giderken birbirimizi ittiririz. 'Günaydın' dememe alışkanlığımız var. 'Benim hürriyetim bana aittir, el alemin hürriyetinden bana ne' deriz. Bunlar benzerdir. Öte yandan iki halk da zaafıyla, vasfıyla insan. Batı Avrupa'daki gibi mekanik değil bu insanlar. Biz de değiliz. Bizi ortak birleştiren bir taraf var. Batı ne bizden vazgeçebilir ne de Rusya'dan. Ama içine de alma niyetinde de değil. Rusya'sız Avrupa'yı düşünmek mümkün değil. Türkiye'siz Avrupa'yı düşünmek mümkün değil. Din bakımından ikimiz de aynıyız. Ortodoks ve Müslüman. Avrupa'nın sizi içinden saymamasının bir diğer nedeni de de iki ülkenin de tarihi geleneklerinin Avrupa'dan değişik olması. Avrupa için fazla büyüğüz."

-"VİZESİZ ZİYARETLER SONBAHARDA"-

Akıncı, vizenin kaldırılmasıyla ilgili sürecin ne aşamada olduğu yolundaki bir soru üzerine de, vizesiz seyahatlerin turizm sezonuna yetişmeyeceğini önceden tahmin ettiklerini ve vizesiz seyahatlerin sonbaharda başlayabileceğini belirterek, "Rusya'da gelen kişinin 3 gün içinde kaydolması lazım. Vizelerin kaldırılmasını bu yüzden son derece büyük bir jest ve bunu dostluğun bir tezahürü olarak almak lazım. Rusya bunu herkese tanımıyor. Hele bir de bizim işçilerin buraya çalışma vizesi almadan gelip çalışma sorunun bulunduğu bir ortamda bu kararı aldı. Mesela kamyon şoförleri, vizesiz bir ay kalabilecekler. Daha önce sadece bir hafta kalabiliyorlardı ve dönüş yükü bulmalarında bu süre yetersiz kalabiliyordu" ifadesini kullandı.

-"GÜNEY AKIM"-

Büyükelçi Akıncı, Türkiye'nin Güney Akım yerine Mavi Akım doğal gaz boru hattına hattına paralel bir boru hattının inşası konusunu Türkiye'nin hala gündeminde tutup tutmadığı yolundaki bir soru üzerine şunları söyledi:
"Bulgaristan ile en son anlaştılar. Ancak ben şahsen bu kadar pahalı bir projenin gerçekleşeceğine inanmıyorum. O kadar pahalı iş değer mi, değmez mi? Rusya 2000'li yıllarda ikinci mavi akımı yapalım ve Türkiye'den geçirelim dedi. Biz ne hikmetse bunu reddettik. Bu her zaman için gündeme gelebilir. Bize bunu söyleyen yok, ama mantık en sonunda iktisadi bir mantık yoludur. Türkiye, güvenilir bir geçiş ülkesidir."

-"RUSYA İLE TİCARİ AÇIK, SÜRDÜREBİLİR BİR AÇIK DEĞİL"-

Akıncı, bir başka soru üzerine iki ülke arasında Türkiye aleyhine olan ticaret hacmine de değinerek, "Türkiye, genellikle açık veren ülke. Rusya ile ticari açığımız sürdürülebilir bir açık değil. Bunun mantıklı bir dengeye oturtulması lazım" dedi.
Türkiye'den Rusya'ya yönelik ihracatın mutlaka artırılması gerektiğini ifade eden Akıncı şunları kaydetti:

"Bizimkilerin biraz daha saldırması lazım. İkincisi, buradaki yatırımların biraz Türkiye'ye bağımlı olarak artırılması gerekiyor. Bu da ihracatı artırıcı bir şey. İhracatı artırmak için özellikle Rusya'yı hedef seçip ihracat teşvikleri uygulamamız lazım. Satabileceğimiz çok mal var. Ama bir de şunu kabul etmek lazım. Türkiye'de maliyetler çok fazla. Enerji çok pahalı. Mesela tavuk konusunu örnek verelim. Tavuk yasağı kalktı, ama Türkiye'den tavuk geldi mi?"

-"MEHTERAN TAKIMINI OTELDEN ATIYORLARDI"-

Büyükelçi Akıncı, bir başka soru üzerine iki yıllık görevi sırasında kendisini en fazla uğraştıran konunun Kremlin Sarayındaki Topkapı Sarayı Sergisinin açılması olduğunu belirterek, "Sorun Kremlin'den değil, bizden kaynaklandı. O paranın bulunması, Mehter Takımı için izin alınması... Genelkurmay, Mehter Takımına her zaman izin vermiyor. Önce serginin parasını bulduk. Sonra Mehter Takımının parasının bulunmasıyla uğraştık" dedi.

Akıncı, iki yıllık görevi sırasında en fazla bu iki konuyla uğraştığını belirterek şunları söyledi:

"Kültür işlerinde devlete bir türlü bir şeyler yaptıramadık. Bu sene buraya bir Mehter Takımı geldi. Bizimle temasa bile geçmediler. Halbuki Mehter Takımı öyle cazip bir şey ki, bize iki ay önceden haber verilse her şeyi sorunsuz bir şekilde halledeceğiz. Biz adamların organizatörlerinin peşine düştük. Gece yarısı otelden dışarı atıyorlardı Mehter Takımını. Soçi'de Rönesans şirketi, gelen adamları ağırladı. Kazan'da konsolosluğumuz ağırladı. 'Bu gösterinin biletlerini satabiliriz' dedik. 'Hayır efendim, öyle bir şey yok' dediler. 'Peki' dedik. Sonra geldiler salonu doldurma problemi çıktı. Parayla satılabilecek biletler ve gösteriden para kazanılabilecekken her şeyin son dakikaya sıkıştırılması yüzünden salonu son dakikada doldurmaya çalıştık. Sonra gece yarısı konserin ortasında Mehteran Takımının kaldığı Kosmos Otelinden bir telefon geldi. 'Organizatörün verdiği çek karşılıksız çıktığı için herkesin bavulunu kapı önüne koyacaklar' dediler. Sonra garanti verdik ve daha sonra başka bir yerden para bulup otele verdik. Böyle organizasyon olur mu?" 

Yaş haddinden emekli olacak olan Akıncı, 4 Ağustosta merkeze dönecek. Akıncı'nın yerine Moskova Büyükelçisi olarak atanan Aydın Sezgin'in de yeni görevine 15 Ağustosta başlaması bekleniyor.

Haber Kaynağı: Kırım Haber Ajansı
Yükleniyor...
Reklam